Bilgi ve Randevu İçin 0212 570 90 30

SAĞDUYU VİZYONU

21. Yüzyıl pek çok kavramın yeniden düşünüldüğü ve tartışıldığı bir asır olarak tarih çizgisindeki yerini almaktadır. Teknolojinin hızı, bilimin güvenilirliği, sanatın sınırları, siyasetin terörü, evliliklerin anlamı… Bunlardan bazıları. Ezberlenmiş kavramların içlerinin sorgulanması ve neye hizmet ettiğinin ayırdımına varılmasına dair verimli bir zaman diliminden geçiyoruz. Evlilikler de bu eksende üzerinde yeniden düşünülen, özellikle toplum içinde ortaya çıkan çok yüksek boşanma rakamlarıyla varlık ve yokluğunun karşılaştırılmasının yapıldığı bir özel dünyadır. Multidisipliner bir anlayışla psikoloji, psikiyatri, nöroloji, biyoloji, genetik bilimlerinin üzerlerine eğildiği ve sorunların önce nedenini kavramaya sonra buna uygun çözüm haritaları belirlemeye çalıştığı aynı anda hem birey hem toplumun kendisidir.

Bilimlerin 2 kişi arasındaki sorunu anlamak ve çözümlemek konusundaki ekstra gayreti şüphesiz dikkat çekicidir. Bilimin bu anlama çabasını başka bilimsel araştırmaların sonuçları doğurmuştur. Duygusal bir ilişki taşımayan yaşamın dışı yaşamın insanın sosyal ve doğal yapısına aykırı olduğu sonucunu sosyal araştırmalar söylerken insanlığın buna ilgisiz kalması imkansız gibidir.

Yapılan araştırmalar depresyon, kalp rahatsızlıkları, bağışıklık sistemi zayıflıkları, erken ve beklenmedik ölümlerin “yalnız” bireylerde daha çok görüldüğünü tespit etmiştir. Ayrıca antisosyal kişilik bozukluğu ve psikotik rahatsızlıkların da “evden uzak” kişilerde görüldüğünü belirlemiştir. Bunun da yanında daha dikkat çekici olan sağlıksız dediğimiz ailelerde de borderline, narsistik, şizoid, anksiyete, madde bağımlılığı, gibi psikolojik rahatsızlıkların daha çok görüldüğünü tespit edilmiştir. Yani mesele çatı çatmaktan da öte içerinin psikolojik düzenlemesinin yapılmasının en az eşya ergonomisi kadar önemli olduğunu göstermiştir.

İşte bu çerçevede dünyanın hızla bireyselleşmeye doğru koşarken ayakkabı gibi kolaylıkla çıkarttığı evliliklerinin nelere mal olduğu araştırma, bu sonuçlara göre evliliklerin temel meselesini anlama, kişilere ve evliliklere bir yol haritası çizme sorumluluğunu Evlilik Terapileri Enstitüsü üstlenmiştir. Araştırmalar yapmak, eğitimler düzenlemek, seminerler sunmak, birey ve çiftlere rehber olarak evliliği masaya yatırmak ve rehabilite etmek, bir adım ötede de daha mutlu bireyler daha mutlu nesillere bilimi aracı kılmak vizyonuna sahibiz. Amacımız evliliği kurtarmak değil, insanı kurtarmak. Bunu yaparken de kimi zaman “sağlıklı evlilik”i bir temel sosyalleşme ve bireyleşme modeli olarak değerlendirmek akla en yakın pragmatik yöntem olarak gözükürken, kimi zaman da önce insan sonra evlilik diyerek kişileri evliliklerinin prangasından kurtarmak en sağlıklı çözüm yolu olabilmektedir. Evliliklerin bu perspektifte sağlıklı inşası, sağaltımı veya çözülmesi adına kişiler için nitelikli bir ayna olmaksa Evlilik Terapileri Enstitüsü’nün hedefidir.

 


 

ENSTİTÜ FOTOĞRAFLARI